Nasrettin Hocanın Ciğer Fıkrası

Nasrettin Hocanın Ciğer Fıkrası
Nasrettin Hoca Ciğer Fıkrası,
Ciğer Fıkrası Nasrettin Hoca

Nasrettin Hocanın Ciğeri Kim Yedi Fıkrası

Nasreddin Hoca bir gün eve ciğer almış, komşularını da ciğer yemeye çağırmış. Tam kapıdan girecekken, komşusu, “Yandım Allah, yardım eden Müslüman yok mu” diye bağırıyor. Hoca ciğeri kapıdan içeri bırakmış, komşunun yardımına koşmuş.
Bu arada hanımıda, Hoca ciğer getirmiş, komşuları evde görünce girmemiş anlaşılan, ben de ciğeri pişirip komşulara ikram edeyim diye düşünmüş.

Aradan biraz zaman geçince Hoca gelmiş, ardından da cemaat. Hoca:
-Hanım, demiş, Ciğeri pişir de misafirlere ikram edelim.

Kadıncağız şaşırmış. Hocaya ne diyecek!
-Ciğeri kedi yedi hocam, demiş.

Hoca bir kediye bakmış, bir de hanıma. Pek inandırıcı gelmemiş hanımının dediği. Kediyi teraziye koymuş.
-Hanım, demiş, ben bütün dana ciğeri getirmiştim. Bu tarttığım kediyse ciğer nerede, bu ciğerse kedi nerede?”

Nasrettin Hocanın Aydınlık Fıkrası

Nasrettin Hocanın Aydınlık Fıkrası
Aydınlık Fıkrası Nasrettin Hoca
Nasrettin hoca ve Aydınlık fıkrası

Nasreddin Hoca kapisinin önünde
bir seyler araniyormus.Komsulari:
-Hayrola Hoca efendi,demisler,bir sey mi yitirdin?
-Mühürüm düstü de…
-Nerede düsürdün?Söyle,biz de bakiverelim.
-Içerde düsürdüm,avluda.
-Avluda yitirilen sey sokakta aranir mi be Hoca?
-Avlu karanlik.Burasi daha aydinlik da onun için burada ariyorum!.

Ağız ve diş sağlığı haftası 2011

Ağız ve diş sağlığı haftası 2011
2011 ağız ve diş sağlığı haftası

Ağız ve Diş Sağlığı Haftası 22 – 27 Kasım

Her yıl 22-27 Kasım tarihleri arasında Ağız ve Diş sağlığı haftası olarak kutlanır.
Diş Hekimi Nuran Okur diş sağlığına gerekli önemin verilmediğini belirterek, dişleri korumanın tedavi etmekten daha basit olduğunu ifade ediyor.

Ağız ve Diş sağlığına gerekli önem verilmemesi sonucu bazı sağlık problemleriyle karşılaşıla bileceğini belirten Okur, ağız sağlığı iyi olmayan insanların farklı hastalıklara da yakalana bileceğini belirtiyor.

Okur, Ağız ve diş sağlığında çocukluk döneminin önemli olduğunu vurgulayarak, Anne ve babalara çocuklara yönelik tavsiyelerde bulundu..

Prof. Dr. Yücel, Türkiye’de bilimsel diş hekimliğinin 102′inci yılına denk gelen ve ”22 Kasım Diş Hekimliği Günü”nü de içine alan Ağız ve Diş Sağlığı Haftası kapsamında düzenlediği basın toplantısında, diş hekimlerinin dağılımı konusunda ülke genelinde kamu-özel ve coğrafi olarak eşitsiz bir durumun yaşandığını ifade etti.

Kamuda diş hekimi istihdamının artmasına rağmen sorunların bu sayıdaki kadroyla çözülmesinin imkansız olduğunu savunan Prof. Dr. Yücel, ”Kamuda hizmet vermeye çalışan diş hekimi günde ortalama 40 hastaya bakıyor. Doktorun her bir hastaya ayırdığı yarım saatlik süre ile diş hekiminin hizmet kalitesi düşmektedir” dedi.

Kamusal alanda hizmet vermeye çalışan diş hekimlerinin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri’nde (ADSM) yetersiz kaldığını ve yeni sistemle özel muayenehanelerin geri plana itildiğini savunan Prof. Dr. Yücel, şöyle konuştu:

”Diş hekimliği olarak politikamız her zaman bilimsel ve koruyucu hekimliktir. Devletin ADSM açma ve diş hekimi istihdam etme politikasını doğru buluyoruz. Bu politikalar, muayenehanelerin varlığını yok etmek üzerine değil, ülke kaynaklarını verimli kullanmak üzerine olmalıdır. Halihazırda özel muayenehanelerde bulunan diş tedavisi ilaçları depolarda durmakta, açılan yeni ADSM’ler ile birçok malzeme satın alınmaktadır bu da ülke kaynaklarının boşa gittiğinin göstergesidir.”

ilköğretim haftası neden kutlanıyor

ilköğretim haftası neden kutlanıyor
ilköğretim haftası niçin kutlanır
ilköğretim haftası ne zaman kutlanır
ilköğretim haftası nasıl kutlanır

İlköğretim temel öğrenimdir. Yasalarımıza göre zorunlu ve parasızdır. İlköğretim, yedi yaşında başlar ve on beş yaşında biter. Sekiz yıldır.

Okulların açıldığı hafta ilköğretim okullarımızda İlköğretim Haftası olarak kutlanır. Genel olarak bu hafta, Milli Eğitim Bakanlığı’nın radyo, televizyon konuşması ile açılır. Okullarımızda törenler düzenlenir. Törende konuşan okul müdürü ve öğretmenler; Eğitimin ve öğretimin değerini, yararlarını açıklarlar. Okuma – yazma bilmenin önemi üzerinde dururlar. Gerçekten, birey olarak başarılı olmak için en başta okumayı ve yazmayı öğrenmek zorundayız. Bilmediklerimizi okuyarak öğreniriz. Okuma – yazma bilmeyen bir kişinin bilgili olması düşünülemez.

Bir millet ancak eğitimle öğretimle kalkınırVe öğremeye de önce ailede sonra ilköğretim okullarında başlarızBir ülkeni eğitimcileri,aydınları eğer ki ne kadar çok olursa o ülke o kadar çok kalkınırİşte okulların açıldığı ilk hafta bu yüzden kutlanır

7 Yaşındaki Kızı Sokak Köpeği ile Evlendirdiler!

7 Yaşındaki Kızı Sokak Köpeği ile Evlendirdiler!
Hindistan’da inanılmaz olay. Hindistan’ın PTI ajansının haberine göre 7 yaşındaki kız çocuğunu nazar değdiği gerekçesiyle sokak köpeğiyle evlendirdiler.

Hindistan’da 7 yaşındaki bir kız çocuğu, mensup olduğu aşiretin batıl inançları çerçevesinde bir sokak köpeğiyle evlendirildi.

Hindistan’ın PTI ajansının haberine göre, Shivam Munda adlı kız çocuğunun üst dişlerinin alt dişlerinden önce çıkması, mensup olduğu Santhal aşiretinin inanışlarına göre uğursuzluk olarak görüldü.

Çocuğa ve aileye nazar değdiğine inanan aşiret, bu uğursuzluğu gidermek için kız çocuğunu bir köpekle evlendirdi.

Küçük kızın, Hindistan’ın doğusundaki Bihar eyaletinin Dhanbad kasabasında yaşayan ve bir kömür madeninde çalışan babası Kundan Munda, kızının sadece üzerlerindeki nazarın kalkması için köpekle evlendirildiğini, daha sonra bir erkekle evlenebileceğini söyledi.

Munda, aşiretin geleneklerine göre üç gün-üç gecelik süren düğüne akraba ve dostlarının katıldığını belirtti.

Babaları Farklı İkiz Bebek Doğurdu!

Babaları Farklı İkiz Bebek Doğurdu!
Genç anne, aynı günde hem eski sevgilisi hem de kocasıyla birlikte oldu. Doğan ikizlere şüphe üzerine DNA testi yaptıran baba, yalnız birinin babası çıktı. Diğer bebeği nüfustan düşürdü. Bebek şu anda devlet korumasında

İstanbul’da güvenlik görevlisi A. K. şüphelenip DNA testi yaptırdığı ikizlerinden birinin babasının bir başkası olduğunu öğrendi. Olay mahkemeye yansıyınca, anne C.K.’nin gündüz eski sevgilisiyle gece de eşiyle birlikte olduğu, her ikisinden birden hamile kaldığı Adli Tıp raporuyla ortaya çıktı. Doktorların “Milyonda bir olur” dediği ve Türkiye’de ilk kez görülen olayın mağduru A.K. boşanma davası açtı ve kendisinden olmayan çocuğu da nüfusundan düşürdü. Öldürülme korkusu yaşayan Bitlisli anne ise her iki ailenin de kendisine 500 metreden fazla yaklaşmaması için mahkeme kararı çıkarttı.

GÜNDÜZLERİ EVE ÇAĞIRDI
Filmlere taş çıkartacak olayların başlangıcı 6 yıl öncesine dayanıyor. Ailesinden sürekli baskı gören 24 yaşındaki C. K., 6 yıl önce Nevzat adındaki evli ve çocuklu bir erkekle aşk yaşamaya başladı. Durumu öğrenen ailesi de kızları bu ilişkiyi bitirir umuduyla C.’yi, görücü usulüyle A.K. ile nişanladı. Nişanlılığı boyunca çeşitli gerekçelerle tam 4 kez yüzük atan ve bu birlikteliği istemediğini sürekli söyleyen genç kız, sonunda babasının baskısına daha fazla direnemedi ve 2006 yılında A.K. ile dünya evine girdi. Ancak evlenmesine rağmen C.K., eski sevgilisiyle bağını hiç koparmadı ve kocası işe gittikten sonra sevgilisini eve çağırarak onunla birlikte olmaya devam etti. Evlendikten 15 gün sonra hamile kaldığını anlayan C.’nin ilk aklına gelen soru ise bebeğin babasının kim olduğuydu… C.K. 2006 yılı aralık ayında ikiz erkek bebek dünyaya getirdi. Bebeklerden birine M. E. diğerine ise C. E. adı konuldu.

Kulağıyla Görüyor..

Kulağıyla Görüyor..
Yedi yaşındaki Yarasa Çocuk Lucas Murray’ın yaptıkları herkesi şaşırtıyor…

Dorset şehrinde yaşayan yedi yaşındaki Lucas Murray İngiltere’de yarasaların “ekolokasyon” (ses titreşimiyle yer tespiti) yetenekleriyle çevrelerini algılamasıyla geliştirilen teknikle ilk duyan kişi oldu.

Doğuştan görme engelli “Yarasa Çocuk” lakaplı Murray sadece dilini şıklatarak ekolokasyon tekniğini uyguluyor.

İki yıldır tekniği öğrenen çocuk ağzıyla kısa ve keskin bir ses çıkarıp yankıya göre karşısında ne olduğunu anlayabiliyor.

Koşuyor oynuyor

Ekolakasyon tekniği sayesinde görebilen Murray! istediği gibi koşabiliyor basketbol oynayabiliyor kayalıklara tırmanabiliyor.

Daniel Kish (41) isimli bir görme engellinin eğittiği Murray “Şakırdatma sistemini sevdim fakat öğrenmesi çok zordu” dedi.

Ekolokasyon tekniğinde yarasa yunus ve balina gibi hayvanların çıkardıkları çok yüksek frekanslı ses dalgalarının cisimlere çarpıp geri dönmesi yardımıyla yönlerini bulmasını sağlıyor.

Beynimizin % 100 ‘ünü Kullanabilseydik..

Beynimizin % 100 ‘ünü Kullanabilseydik..
Beynimizin %3-10 unu kullanabiliyoruz. %100 ünü kullansak ne yapardık?

%15 matematik dehası.
%20 ışınlanmayı bulabiliridik.
%30 kendimizi ışınlayabilir veyatta başka birini ışınlayabilirdik.
%40 kendimizi güneşin üstünde yürüyebilirdik
%50 uzayda oksijensiz yaşabilirdik.
%60 herhangi biriyle ağızla konuşmadan beyin gücü ile konuşabilirdik.
%70 insanlar beynimizi ile yönetebilirdik.
%80 her türlü soruyu cevaplardık.
%90 ölen insanları canlandırabiliriz.
%100 hayal ettiğimiz herşeyi yapabiliriz .

Uzayda Garip Bir Yıldız

Uzayda Garip Bir Yıldız
Bu yıldız genç kalmak için yamyamlık yapıyor!

Genç kalmak için etrafındaki yıldızları yiyor, bilimadamlarını şaşırtmaya devam ediyor..

Güneş Sistemi’nin dışındaki bir yıldız bilimadamlarını 15 yıldır meşgul ediyor.

Hem genç bir yıldızın hem de yaşlı bir yıldızın özelliklerini gösteren bu yıldız için Rochester Teknoloji Enstitüsü’nden Joel Kastner, yeni bulgular yakaladı.

Kastner, yıldızın çevresindeki yıldızları yuttuktan sonra hemen geri çıkardığının bazı kanıtlarını ortaya serdi.

Söz konusu yıldız yüzeyindeki lityum eksikliğiyle genç bir yıldız gibi davranırken, yer çekimi özellikleriyle çok yaşlı bir yıldız olma özelliğini sergiliyor.

Olay hakkında delilleri olsa da, tam olay esnasında yıldızı yakalayamadıklarını bilimadamı şu sözleriyle anlatıyor; “Bu dev yıldızın çevresindekiler içeriye doğru girip ters dönmüş olabilir. Ama hiç bu olay gerçekleşirken görüntüleyemedik.”

Gerçek Parayı Sahte Sanıp Dağıttı

Gerçek Parayı Sahte Sanıp Dağıttı

Kemal Sunal’ın Avanak Apdi filmi, Trabzon’da gerçek oldu. Çöpte bulduğu 500 bin TL’yi sokakta dağıttı..

19 yaşındaki Ethem, ağabeyinin çöpte bularak eve getirdiği 500 bin TL değerinde para ve çekleri ‘sahte’ sanarak sokakta dağıttı. Ethem, “Paranın gerçek olduğunu bilsem bisiklet alırdım” dedi.

Trabzon’da meydana gelen olay, filmleri aratmayacak cinsten..Çarşı mahallesi Semerciler Caddesi’nde tekstil işiyle uğraşan 41 yaşındaki İbrahim C. akşam saatlerine doğru, her zaman olduğu gibi işyerindeki karton kutuları kapı önüne çıkardı. 71 yaşındaki babası Yusuf C. de, oğlunun bir gün sonraki ödemeleri için dükkâna getirdiği para ve çeklerle dolu siyah poşeti çöp zannederek kutuların içine bıraktı.

Geçimlerini kartonları toplayıp satarak sağlayan 23 yaşındaki Fatih Bekar ve eniştesi 31 yaşındaki İsmail Yurdakul da her akşam olduğu gibi dükkânın önüne konulan kartonları araçlarına yükleyerek Zafer mahallesindeki evlerinin yolunu tuttu. İkili kartonları bahçeye indirdiği sırada para, altın ve çeklerin içinde bulunduğu poşet etrafa saçıldı.

Bekar ve Yurdakul, çöpten çıkan servet karşısında önce büyük şaşkınlık yaşadı, ardından da ‘işimizi bitirdikten sonra bakarız’ diyerek poşetin ağzını bağlayarak evin bir odasına bıraktı. İkili çalışmayı sürdürürken eve, Fatih Bekar’ın 19 yaşındaki kardeşi Ethem Bekar geldi.

« Daha eski yazılar Yeni yazılar »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.